Ana sayfa YAZAR5 Hakem Arda Kardeşler Galatasaray formasını çıkarmayı unutmuş!

Hakem Arda Kardeşler Galatasaray formasını çıkarmayı unutmuş!

47

Kurguyla, senaryoyla, şampiyonluk iddia edenlere ithafen…

Temel çay tarlasında çalışırken bir çaydanlık bulmuş. Nedir ne değildir diye incelerken aniden bir cin çıkmış karşısına.

Çaydanlık Cini: “Uy Temel ne dilersan dile benden uşağum” demiş.

Temel de: “Haçen felçli bir köpaam vardur, oldi olecek onu iyileştur da…”

Çaydanlık Cini: “Ohooo o zor iştur beni aşar, başka bir şey yapalum sana” demiş

Temel: “O zaman 2010-2011 sezonu kupasını getur da müzemize koyalum”

Çaydanlık Cini: “Uşağum senin köpek nerdedur da?”

Bir kere insanın şansı gülecek…

Dün akşam, maç başlamadan söylediğim şuydu: “İnşallah şansımız yaver gider.”

Sanki olacakları hissetmiş gibiydim….

Genç kuzenim “insan kendi şansını kendisi yaratır” diye karşılık verdi.

Ben de ne demek istediğimi idrak etmesi için biraz daha yaş alması gerektiğini söyledim. Fakat maçın hemen ardından ne demek istediğimi anlamışsınızdır diye umuyorum…

Düşünsenize sadece maçın ilk yarısını %70 topla oynama oranı, %87 isabetli pas oranı, 15 kez ceza sahasında topla buluşma başarısı ve tüm bunlara rağmen çektiğiniz 9 şutun yalnızca 1 tanesini kaleyle buluşturma beceriksizliği ile bitirmişsiniz. Kontrollü oyun oynarken, kontrolsüz son vuruşlar ile “yarattığımız şansları” çöpe attık. Maçın sonunda yine ezici bir istatistik ile övünebiliriz; ancak ligimizde atılan gollere puan veriliyor. Bu yüzden çok fazla rakam yazmak istemiyorum.

Maçın şu dakikasında bu oldu, keşke şu olsaydı demeye de gerek yok sanırım.

Ama birkaç konuya değinmeden de olmaz; örneğin Kaptan Emre’nin hiç tadı yoktu dün akşam.

“Pas oyununu çok iyi oynuyoruz” demeliyim.

Rodrigues dünyaları kaçırdı. Antrenman programına özel olarak son vuruş çalışması yazılmalı. Hatta tüm orta alan oyuncularına… Yakaladığı net pozisyonlardan birini atmış olsa, şu anda çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık.

Ozan Tufan’a nazar değmez inşallah. Topu rakip sahaya taşıması o kadar keyif veriyor ki…

Kruse’nin olmayışı epey hissedildi…

Direkleri dövmek yerine basit bir plase ile topun kale çizgisini geçmesini sağlayabilseydik, ligin son sırasında can çekişen bir takıma 3 puan vermeyi bırakın nefes dahi aldırmayacaktık.

Huyumuz kurusun, ligden düşen takımlara 3 puan vermeyi bir türlü bırakamadık… Yani, şimdiden hoşça kal Kayseri…

Takımda görünen bir kondisyon eksikliği yok; ancak bununla birlikte bir anlık konsantrasyon eksikliğinde neler olabileceğini gördük. Ersun Yanal bu tür silik rakiplere karşı oynanan maçlarda defansın, oyunun başından son düdüğe kadar “uyanık kalmasının” bir yolunu bulmalı.

Arda Kardeşler maça çıkmadan önce keşke Galatasaray formasını çıkarsaymış.

İki net penaltımızı vermedi. Madem bakmayacaksınız VAR neden var? Sorumu şöyle düzletmek istiyorum: VAR kimin için var? Düşünsenize Kayseri 17 faul yapıyor ancak 1 tane dahi sarı kart görmüyor… Bununla birlikte Gustavo, Serdar Aziz gibi kritik bölge oyuncuları “ŞAK” diye sarı kart görebiliyor.

Maçın en yakışıksız hareketi maalesef Kalecimiz Altay’dan geldi. Başarısına ve kalitesine yakışmayan bir hareketi bence kendisi de unutmak isteyecektir…

Birileri çıkıp kurguyla, senaryo ile şampiyon olacağımızı iddia ederek bizi hedef hâline getiriyor. Asıl kurguyu bunu gündeme getirenler yapıyor!

Dün gece sadece liderlik fırsatı kaçmadı; taraftarın tadı, takımın havası kaçtı…

Üzülecek bir şey yok, bu takım böyle oynadığı müddetçe şampiyonluğun en büyük adayı olma iddiasını sürdürecektir. Haftaya kendi sahamızda lider olmak ümidiyle…

* Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.