Flaş Haber

Aatıf Chahechouhe: “Hatalı olduğumu düşünmüyorum”

O buluşma Volkan Demirel’in sonu oldu!

Başkan Ali Koç açıkladı! 3 futbolcu neden kadro dışı bırakıldı?

Volkan Demirel neden kadro dışı bırakıldı?

Fenerbahçe’nin sorunu kurulan kadro değil

YAZAR7 26 Eylül 2018

Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maçın futbol yönünden yorumuna geçmeden önce hakemler için birkaç şey söylemek istiyorum. Son zamanlarda izlediğim en adil, en başarılı derbi yönetimiydi. Sertliğe yeterince müsaade edildi, oyun çok sık ve gereksiz durmadı(birkaç avantaj pozisyonunun kesilmesi dışında); bu gerçekten keyif vericiydi ancak bazı pozisyonlarda kart verirken eli titreyen bir hakem izlenimi uyandırdı. Kaleyi cepheden gören Benzia’ya şut açısı bulmuşken arkadan kayarak yapılan ve topa dokunma niyeti olmayan müdahalenin kart rengi sarı olmamalı bence. Bir de Ayew’le birlikte kafa topuna yükselen Atiba ceza sahasında çok net elle oynuyor. Zaten el olmasa bile kollarını açarak kafa topuna yükselen oyuncu dirseği ile penaltı yapmayı göze almıştır. Her neyse… Penaltı görülmesi zor bir pozisyondu, bu yüzden hakemde art niyet aramayacağım, penaltıyı vermiş olsa ‘’neden verdin?’’ diyemezdi kimse. Şimdi biraz eleştirilecek sadece.

 

Fenerbahçe’ye gelince değinmek istediğim üç nokta var:

1- Kurulan kadro

2- Oyun sistemi

3- Değişiklikler

Kurulan kadro eldekilerden çıkabilecek en iyi kadro diyebiliriz. Bana kalırsa bu kadroda Aatıf olmazdı. Top kaybı yapmadığı için faydalı sanılıyor ama Aatıf’ın ofansif olarak katkısı sıfıra yakın. Topu alıyor, Hasan Ali’ye pas atıyor, sonra pas geri geliyor, biraz zorluyor geçebilir miyim rakibi diye, geçemeyeceğini anlayınca geri dönüyor ve o top kaleciye kadar gidiyor. He ne oluyor? Aatıf hata yapmamış oluyor. Yapmaz tabi. Ama yine de kadro denince Aatıf’tan önce dikkat çeken savunma hattımızın yetersizliği. Skrtel olmadığı zaman savunmamız yerlebir oluyor. Hani Skrtel varken de tam bir güven olmuyor ama Roman ve Reyes ikilisi yanlarında Şener ve Hasan Ali (HAK için bu maçı hariç tutarak) olunca sanki herhangi bir anadolu topçusu geçip gol atabilirmiş gibi geliyor. Yine de eldekilerle Cocu’nun yapabileceği çok şey yok. Ortasaha ve hücum tercihlerini yerinde buluyorum. İdeale yakın olduğu aşikar. Zaten tribünlerdeki isyan da kadroya değil oynanan oyuna.

Değineceğim ikinci konu burada başlıyor. Oynanan oyunun sistemini hala kimse anlayamadı.Tahminimce futbolcular da anlayamamış olacak ki her maç en az 2-3 kere birbirleriyle çarpışıyorlar. Yıllardır devam eden oyunu 3. bölgeye taşıma sorunu devam ediyor. Ama eskisi kadar bariz değil. Artık bir şekilde top ulaşıyor hücum hattına. Takımın asıl sorunu kondisyon ve ruh. Dakika 60’tan sonra takımda koşan (koşabilen) iki ya da üç kişi kalıyor. Her maç düzelecek diyoruz ama bir gelişme de göremedik henüz. Ruh dediğimiz  zaman da takımda bir Emre bir Kuyt bir Lugano olmadığı için takım bocalayınca ateşleyip kendine getirecek kimse olmuyor. İç sahada taraftar bu görevi yapsa da deplasman karnemiz ortada. Zagreb deplasmanı zaten bu sebeple fiyaskoya dönüştü. İkinci yarının başında herkes umutlandı ama dakika 55’ten sonra takımda bir boşvermişlik, bitse de gitsek havası hakim oldu ve arka arkaya gelen iki gol ve rakibin kaçırdığı yüzde yüzlük pozisyonlar taraftarı iyice umutsuzluğa sürükledi.

Değişikliklere gelecek olursak Cocu’nun kimden iyi verim aldığını, oyunda kimin etkili olduğunu ve takımı taşıdığını yeterince analiz edebildiğini düşünmüyorum. Maçları hiç teknik direktör hizasından izlemedim hep üstten izlediğim için daha rahat görüyor olabilirim (bu herkes için geçerli) ancak bir teknik direktör bu analizi yapabilmeli ve doğru değişikliği geç kalmadan yapmalı. Cocu genç ve yeni nesil teknik direktör olmasına rağmen eski tip hocalar gibi geç değişiklik yapıyor. Bu maçtaki Ekici değişikliği benim için son nokta oldu. Dakika 88 olmuş. Benzia çıkıyor Ekici giriyor. Hiçbir mantıklı açıklama bulamadım. ‘’Acaba alkışlatmak mı istedi?’’ diye düşünüyorum, yok ya olamaz berabere kalan takım futbolcu mu alkışlatır?

 

Olur da yönetimimiz Cocu’yla devam kararı alırsa Hoca öncelikle kafasında bir orta üçlü oluşturmalı ve bu çok fazla değişmemeli. Sonra kanatlar için en uygun iki isim seçilmeli ve bu kanat ayak uyumu* ile olmalı. En son da santrafor bölgesindeki ilk yedek Soldado olarak değişmeli.

 

*Kanat ayak uyumu derken sağdan Ayew’in koşup koşup orta açamamasından bahsediyorum. Sürekli bir topa basıp sola çekme çabası. Çizgiye inip orta açma alternatifi olmayan takım mı olur ya? En büyük hücum tehditlerinden biridir bu. Çizgiye inmesin ama ters ayaklı oynasın içeri çekip şut çeksin mantığına karşı değilim ama içeri girip şut çeken de yok. Anlamsız hücum organizasyonları…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

Sıradaki Haberler