Flaş Haber

Aatıf Chahechouhe: “Hatalı olduğumu düşünmüyorum”

O buluşma Volkan Demirel’in sonu oldu!

Başkan Ali Koç açıkladı! 3 futbolcu neden kadro dışı bırakıldı?

Volkan Demirel neden kadro dışı bırakıldı?

”Fenerbahçe – Rizespor” Maç Önü Yorumu

YAZAR7 29 Eylül 2018

Futbol yorumu ve eleştiri yaparken en çok önem verdiğim şeylerden biri tutarlı olmak ve maçtan önce de bir şeyler söylemek. Sadece maçtan sonra eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum. ‘’O zaman maçtan önce doğrusunu söyle, o uygulanmazsa maçtan sonra eleştirmeye hakkın, eleştirin de gerçekçi olsun.’’ kafasındayım. Bu yüzden geçen haftaki derbi atmosferinden çıkıp genel olarak Fenerbahçe’yi ele alacağım ve kendi kafamdaki ideal ilk onbiri yazacağım.

 

Derbi atmosferinden çıkmayı özellikle vurguladım, çünkü Fenerbahçe için derbiler asla bir yükselişin ilk adımı ya da bir düşüşün habercisi olamaz. Derbi, ligden tamamen bağımsız bir ‘’final maçı’’ gibi apayrı bir motivasyonla oynanan maçlardır. Hele ki bu derbi Kadıköy’deyse Fenerbahçe çok farklı bir takım oluyor. Taraftar desteğini arkasına alan oyuncular kendine güveniyor. Bunun yanında baskıyı gören rakip de istediği oyunu oynayamıyor. Adeta dizleri titriyor rakiplerin. Evet, bunları söyleme sebebim Beşiktaşın oynadığı oyunu beğenmemem. Lens, Quaresma, Babel üçlüsünün bireysel hız ve şut tehdidi dışında organize bir tehdit unsuru oluşturmadılar ve Fenerbahçe hücuma çıkmaya daha rahat cesaret etti. Önceki senelerin organize futbol oynayan Beşiktaş’ı olsaydı Fenerbahçe bu kadar pozisyon bulamazdı.  Çok net gol pozisyonları vardı: Aatıf’ın kayıp düştüğü, Eljif’in şut-pas arası denemesi, Ayew’in birebirde kaçırdığı… Kadıköy’ün büyüsüdür herhalde en olmayacak pozisyon gol oldu. Ayew 1.76 boyuyla Vida ve Caner’in arasından yükselerek penaltı noktasının gerisinden topa kafa vuracak, Karius izleyecek ve top yan ağlara giderek gol olacak. Mucize gibiydi o an. Neyse diyorum ya derbiler hep farklı maçlardır, lige entegre yorum yapmak zordur.

 

Gelelim Rizespor maçına. Fenerbahçe nasıl bir futbol anlayışıyla sahaya çıkmalı ve nasıl bir kadrosu olmalı?

Futbol anlayışı topa sahip olmak değil, sahip olduğu zamanlarda topu verimli kullanmak olmalı. Maç boyu topun Fenerbahçe’de olduğu maçları çok izledik. Sürekli yan pasla geçen maçlar… Fenerbahçe’ye lazım olan hücum organizasyonu. Her tempoya ayak uyduran bir sistem.

Kadroya gelince:

Kaleciden önce Benzia’yı yazarım. Sonra Slimani. Daha sonra Harun. Sağ bek kesinlikle Isla olmalı. Isla’nın neden eleştirildiğini tahmin ediyorum. Bu kaderi çok fazla oyuncu yaşadı bizde. Bir zamanlar Ozan Tufan, Diego’dan iyi sanılıyordu. Çünkü Ozan saklanıyor, Diego inisiyatif alıyordu. Aynı şekilde ileri çıkarken Isla inisiyatif alıyor ve hatalar yapıyor. Bu yüzden günah keçisi ilan edildi. Halbuki yaptığı savunma gayet iyiydi. Hücuma çıkarken yaptığı bindirmeler, bindirme sırasında ofsayt kontrolü ve kendini unutturması ile tam bir profesyonel gibi oynuyordu. Neyse gelelim stoper ikilisine. Maça hazırsa Skrtel ve Roman. Değilse zaten pek seçenek yok Roman ve Reyes. Sol bekte Hasan Ali. Derbide farklı bir motivasyonla oynadı ama eski günlerine dönmesi yakındır. O yüzden takım tam oturana kadar ona destek olabilmesi adına Mehmet Topal. Yanına 8 numara görevinde Eljif veya Ekici çok iyi olur. Sol tarafta Ayew, sağ tarafta Barış.

Ekici’yi tercih etme sebebim hem denemek hem de Eljif’in ikinci yarı oyuna girince hız ve direnç kazandırdığına çok kez şahit olmam.

Forvetteki yedeğimiz kesinlikle Soldado olmalı ama Frey de yedekler arasında otursun. Belki forma şansı gelir.

Ekici ve Benzia anlaşamazsa değişiklik için korkak davranmaya gerek yok. İlk yarıda bile Ekici-Eljif değiştirilebilir.

Ayew’in solda, Barış’ın sağda olmasını hepinizin tahmin edeceği üzere çizgiye inip orta açabilmek adına istiyorum. Çizgiye inmese bile koşarken duraksamadan topa vurabilecekler. Geri çekip dönmeye gerek kalmayacak.

Jailson kadroda görmeyi çok istediğim bir isim ama Topal’ın yanında değil, Topal’ın yerinde. O yüzden savunma yönünde Topal seviyesine ulaşana kadar forma Topal’ın hakkı. (Savunmanın gol yeme zaafını da göz önünde bulunduruyorum. Zagreb’den 4 ve her maç gol yememiş olsak Jailson’u tercih edebilirdim)

Cocu için de şunları söyleyeceğim. Değerli başkanımız Ali Koç her ne kadar seçim zamanı mucize olmayacak diye uyarmış olsa da taraftarda en azından güzel futbol beklentisi oluştu. Doğal olarak bunu göremedikleri için de Cocu’ya sinirliler. Açıkçası ben de Ali Koç’a olan güvenimden hakkında yazmıyorum. Ama biz yanlış yaparsak bizi de eleştirin diyecek kadar açık görüşlü ve vizyonlu bir başkana sahipken bizim yazmamıza gerek kalmadan gereken şeylerin yapılacağına da inancım tam.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

Sıradaki Haberler