Dün gece Fenerbahçe – Ankaragücü maçı için yine tribünlerdeki yerimizi aldık. Rakip 4 hafta da 2 gol atabilmiş ligin mütevazi ekiplerinden Ankaragücü idi. Maçtan önce hepimizin düşüncesi derbi öncesi Fenerbahçe’nin bu oyuncu kadrosu ile Ankaragücü’nü çok rahat bir oyunla ve iyi bir skor ile geçebileceği yönünde idi.

Geçen haftaki Alanyaspor maçında sezon başından beri mevkisi olmadığı halde tüm hazırlık maçlarında stoper oynatılan ve sırıtmayan Jailson’un yapmış olduğu bireysel bir hatadan yediğimiz golden sonra Ersun Yanal’a yapılan eleştiriler, bugüne kadar yapmış olduğu stoper transferleri (Sadık-Serdar-A.Rami) neden yanında oturtup oyuncuları gerçek mevkisinde oynatmadığı yönünde idi. Bugün Ersun hoca dedi ki madem öyle alın size A.Rami – Zanka ikilisi.

Kağıt üzerinde iki orijinal stoperin yan yana oynaması doğru görünüyordu. Ancak sezon başından beri özveri ile görevlerini yapan formda Jailson kadroda kendine yer bulamamıştı.

Maç başladığında görüldü ki A. Rami hiç hazır değil, Zanka ise hala çok formsuzdu. Nitekim bu ikilinin yapmış olduğu hatalar 4 hafta da 2 gol atabilmiş A.Gücü’nün pozisyonlar bulup golü atmasına sebep oldu. Ersun hoca ikinci yarıya A. Rami yi oyundan alıp yerine Jailsonu alarak alın size A. Rami dedi.

İşte itirazım tam burada başlıyor. Sevgili hocam sen her basın toplantısında söylediğin gibi Türkiye’nin en büyük takımının teknik direktörüsün, bu büyüklüğü biz çok iyi biliyoruz ama artık seninde bunu anlaman gerekiyor. Şayet hafta içi antrenmanlarda kim iyi ise, kim formda ise onu oynatmalısın, basın kimi eleştirmiş, taraftar kimi eleştirmiş buna bakmayacaksın, eleştiriler üzerinden, takımın kaderiyle oynamayacaksın kimseye ders vermeye çalışmayacaksın.

Vermeye çalıştığın mesaj kime çözemedim ama takımın kaderi ile oynamaya hakkın yok hocam.

Şapkanı önüne koy düşün hocam. Bu takımın saha içindeki teknik direktörü Emre olmazsa, Vedat, Kruse, Gustavo’nun kişisel becerileri her maç olmaz ise ne olacak.

Tekrar söylüyorum takım bireysel olarak çok yeterli ancak kimse ne oynadığını bilmiyor. Gustavo pas verecek adam bulamıyor. Tonla orta saha oyuncumuz var Vedat isyan edip orta sahaya hatta defansa kadar gelip top çıkartıyor.

Orta sahadan 3. bölgeye ve defansa yardım edemiyor. Senin takımın sürekli ortadan oynayıp oyunu ortaya sıkıştırır kanatlara inip Kruse ve Vedat’ı beslemez ise bu oyunculara da yazık olacak. Defans hattımız evlere şenlik. Maalesef kronik hastalık olan kalemize gelen ilk topun gol olma alışkanlığı devam ediyor. Kalecilerimiz hala form tutamadı Sn. Alper Boğuşlu ya da yardımcılarınız buna neden hala çözüm bulamıyor.

Önümüzdeki hafta Türk futbol tarihinin en önemli maçlarından biri oynanacak üstelik 10 gündür yaşanan büyük gerginlik ve kaos ortamında.

Bu maçın sonucu senin için ne ifade ediyor bilmem ama bu camia için çok şey ifade ediyor. Lütfen aklını başına al hocam. Taraftarın ve camianın aklı ile alay etmeyi bırak ve gerekeni yap. Yoksa üzülerek yazıyorum ama seni bu takıma hoca olarak getiren sosyal medya ve fenomenler bile kurtaramaz sizi.

Bir paragrafta büyük Fenerbahçe’nin büyük taraftarına açmak gerekiyor. Özellikle son 3 sezondur Fenerbahçe tribünlerinin de kimyası ve 12. adam özelliği bozuldu.

Fenerbahçe Saracoğlu’nda 47 maç mağlubiyet yüzü görmediğinde inanılmaz bir taraftar vardı. Hakemi, rakibi boğan, takımı ateşleyen, maça en az oyuncular kadar etki eden taraftar çok ilginç bir hal aldı.

Maç başlıyor 10 dk bir çoşku var, sonra o coşku yerini kaybedilen güneşi arama bestelerine, sonra maç içinde hangi futbolcuyu  günah keçisi ilan edeyim olayına  dönüşüyor. Bugün çok ilginç şeyler yaşandı maç oynanırken ve devre arasında.

Maçta önce Zanka’ya, sonra bir kaç hata yapan Tolga’ya, A. Rami’ye ve sırası ile birçok futbolcu gelen tepki devre arası koridorlarda Ersun Yanal’a kadar uzandı.

Devre arası koridorda bir gurup hocayı ağır eleştiriyor, diğer gurup eleştirenlerle tartışıyordu. Büyük resime bakıldığında herkes tedirgin ve temkinli idi. Tam anlamı ile hocasına ve oyuncusuna güvenemeyen bir seyirci gurubu var maalesef.

Tribünler birbiri ile o kadar kopuk ki yılların tezahüratı SARI-LACİVERT – ŞAMPİYON FENER tezahüratınını yapmak için 10 dk uğraşıldı ama becerilemedi. Sebebi şu Okul Açık, Migros’un başlattığı tezahürata iştirak etmiyor, Migros ise Okul Açık’ın tezahüratına eşlik etmiyor. Maraton tribünü ise maç boyunca yorumculuk yapıyor maça iştirak etmiyor.

Özetle Fenerbahçe de kenar yönetim ve tribünler açısından sıkıntı büyük ve başarı ŞAMPİYONLUK gelmedikçe bu sıkıntı daha da büyüyeceğe benziyor.

Son olarak bir parantez de Sn. Başkan ve Yönetim’e açalım. Sn. Başkan bizim görüp analiz ettiklerimizi görmek çok zor değil biz görüyor ancak müdahil olamıyoruz, müdahil olmak sizin göreviniz. Şayet kenar yönetim sıkıntıları, tribünlerdeki bu çatlaklar sizi rahatsız etmiyor ise biz sadece üzülürüz, ancak siz bunlara müdahale etmez iseniz maalesef çanlar sizin için çok kuvvetli çalmaya başlıyor.

Dost acı söyler misali bu satırlar 34 yılını tribünlere vermiş sade bir taraftar olan şahsımın görüşleridir.

Gerçek Fenerbahçe taraftarı için hiçbir isim Fenerbahçe nin üzerinde değildir. Sizinde söylediğiniz üzere vefa sadece Fenerbahçe’ye olur. Bizler Aziz Yıldırım’ı Ali Koç’u Aykut Kocaman’ı Ersun Yanal’ı Fenerbahçe den dolayı sevdik.

Fenerbahçe Sk Başkanlık mevki, teknik direktörlük, ve o çubuklu formayı giymek herkese nasip olmaz. Lütfen herkes bunun kıymetini bilsin.

Saygılar sevgiler

M. Ahmet KEÇELİ

 

* Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.